cumartesi klasikleri ve keşifler

 cumartesiler benim organik pazar günüm. yürüyerek 45 dakikada varıyorum. bugün az sayıda tezgah açıktı hava şartlarından dolayı. biraz salatalık malzeme ve sarımsak alıp bomontiada'ya gittim. hem bi kahve içerim dedim hem de açılış aşamasını bildiğim kore mutfağına bi uğrarım diye. 


                                       acı tatlı soslu tavuk parçaları 

ve yanında bir kadeh shiluh beyaz. tavuklar leziz, şarap gayet güzeldi. çalışanlar ilgili ve güler yüzlü, servis gayet güzeldi. ben sevdim Seoul Kitchen'ı; pazara gittiğim zaman uğrarım artık bir kadeh shiluh içmek için bile olsa, çünkü bu şarap markasını uzun zamandır biliyor ve takip ediyorum. 

bomontiada'yı biliyorsunuz, kahvecisi, biracısı (popülist), ara güler müzesi, meyhanesi kiva ile şehrin göbeğinde adıyla müsemma bir ada; bir çok tercihe cevap verebilen bir kompleks. tabii ki ferit abinin:))) 


mekan çok instalık, aynalar, objeler, ışıklar... biraz da benim kombinimden bahsedeyim; mont tommy hilfiger, a'nın montuydu bi'gün ben giydim ve bana daha çok yakıştığını söyledi, mont da benimle birlikte istanbula geldi böylece. botlarım aveiro'da noname bir mağazadan, elbise yine aveiro lefties'den çanta atmosfer marka. yani bir hanyadan biri konyadan ama çok yakıştılar birbirlerine ve tabii bana:) 

seoul kitchen diyordum, porsiyonlar büyük, ben bitiremedim mesela. bir kaç kişi gidip menüden çok şey söyleyip paylaşmak en güzeli. zaten mekana hakim masamda gözlemlediğim de oydu, genç kızlar gelip bir çok şey söyleyip paylaştılar. 

paylaşmak güzeldir deyip günün öteki yarısına geçiyorum. iyi bir film, olmadı dizi... bir kadeh de tinto yuvarlarım ya. 

hep diyorum bu şehir her daim keşfedilecek bir şey bir yer sunuyor, keşifle kalın. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

serin başkaldırı: yaz tatiline meydan okuyan yolculuk

ranchero; şehrin meksikalısı

Hem Damağınıza Hem Dimağınıza Hitap Eden Tavsiyeler