Emekli Günlükleri: Sokaklar, Filmler ve 140’lık Bira
emeklilik demek, istediğin saatte uyanmak demek; o gün programın yoksa, canın ne isterse onu o an yapmak demek. herkes bana “neden erken uyanıyorsun ki?” diye soruyor. oysa ben istediğim saatte uyanmaktan öyle mutluyum ki! hangi saat olduğu umurumda değil. bazen ezanla bile uyanıyorum, bakıyorum uyku tutmuyor, bir kahve yapıp laptopu yatağıma taşıyorum, sosyal medyada dolanıyorum. sabah kuşlar resmen kıyamet koparıyor, sanırım seslerini sonuna kadar açıyorlar! neyse, demem o ki, ben istediğim saatte uyanıyorum. bu bana erken gelmiyor, size erken çünkü siz iş için uyanıyorsunuz. ben de yıllarca iş için kalktım, ama artık vücudum uykusunu aldığı için, ben istediğim için o saatte ayaktayım. her sabah 7 gibi uyanıyorum, elimde kahve, radyo eksen’de gülşah güray’ın nefis programıyla güne başlıyorum. gazete sayfalarını karıştırıp #medya turumu tamamlıyorum, sonra duş, ikinci kahve ve kendimi sokağa atıyorum. bazen bir avm’ye dalıyorum, bazen galeride sanat muhabbeti, bazen vitrin...