portekiz'de günlük yaşamın benim için önemli ve dikkat çeken yönlerinden biri, sosyal hayatın geniş kesimlere açık ve ulaşılabilir olması. burada aileler, farklı gelir gruplarından olsalar da, dışarıda vakit geçirmeyi, kahve içmeyi ya da basit ama leziz bir yemek yemeyi doğal bir rutin haline getirebiliyor.
bu, günlük harcamaların insanları zorlamamasından kaynaklanıyor; küçük keyifler bütçeyi sarsmıyor, dolayısıyla sosyal etkileşim daha sık ve daha doğal akıyor.
örneğin aveiro, braga, figueira da foz, águeda ve gaia gibi şehirlerde sıradan bir kafede kahve fiyatları 80 centten başlıyor. en pahalı mekanlarda bile bir fincan kahve genellikle 5 euro'yu aşmıyor. istanbulla kıyaslandığında bu fark oldukça belirgin: benzer kalitede bir kahve burada 100-200 tl ve üzeri olabiliyor. bu fiyat farkı, günlük sosyal ritüelleri dönüştürüyor; portekizde kahve molası ya da dışarıda yemek, lüks değil, sıradan bir paylaşım alanı haline geliyor.
bu şehirlerin bir diğer ortak özelliği, trenle ulaşılabilir olmaları. lizbon ve portoya göre daha küçük ölçekli ve sakin olan bu yerler, ulaşım kolaylığı sayesinde hem yerel halk hem de çevre illerden gelenler için erişilebilir kaçış noktaları sunuyor. çalışanlar için hafta sonları ya da kısa izinler, emekliler içinse daha sık günlük geziler mümkün hale geliyor. dışarıda yemek-içmek ve temel alışveriş gibi günlük giderlerin büyük şehirlerden daha düşük olması da, insanların daha fazla zamanı kamusal alanlarda geçirmesine olanak tanıyor.
gelin biraz bizim sıkça yemek yediğimiz mekanları yazayım size kısa kısa:
pizzaria: aveiro tren istasyonundan aşağı inen yolda, pablo ve margarida'nın yönettiği aile işletmesi. ince hamurlu pizzaları, taze atıştırmalıkları ve ev yapımı tatlılarıyla sık gittiğimiz bir yer. güler yüzlü hizmetiyle kendimizi evde gibi hissediyoruz.
casa olga: olga hanım’ın mekanı. ev yapımı kekleri ve pastaları çok lezzetli, kahvaltı için en sık uğradığım adres. kızı paula’nın yaptığı omletler tam kıvamında. sabahları burada kahve içip günü başlatmak bizim için alışılmış bir rutin. çünkü eviminiz arka sokağında.
benim adını grandma koyduğum kahve: yine istasyon caddesinde; kahvesi ve atıştırmalıkları güzel bu küçük cafe, sabahları taze kek ve ekmek kokusuyla doluyor. içerisi sıcacık ve nefis kokuyor; bir fincan kahveyle pencere kenarında oturmak benim için bazan garcia'yı işe yolladığımda günün en güzel molalarından biri:))) çünkü bazan yalnız kalıp kafa dinlemeye ihtiyacım oluyor ya da alışverişe çıkmaya. garcia alışverişten hiç hoşlanmıyor. şarap alışverişi hariç.
tasquinha 29: coimbra yönüne doğru, mealhada civarındaki pampilhosa köyünde, istasyondan çıkınca hemen karşı sokaktaki 27-29 adresindeki tasquinha 29, zulmira hanım’ın süper yemekler yaptığı samimi bir mekan. zulmira hanım yemekleri bizzat yapıyor, oğlu ve yaşlı bir garsonla birlikte çalışıyor; bu yaşta ( 70+) gözleri pırıl pırıl parlıyor, ilk gidişimizde onu çok sevmiştim, o gün öğle yemeği bile olduğunu söylemeyecek kadar gözü tok ve mütevazı bir kadın. sonra bir gün denk geldik, evinin alt katındaki küçük bar büyükçe bir salona açılıyor, camı yok gibi ama yine de ferah, mekana olsa olsa 15-20 kişi sığıyor ama yemekler gerçekten nefis. yerel halkın uğrak yeri olan bu tasquinha, portekiz günlük yaşamının parçası gibi, sıkça gittiğimiz ve kendimizi rahat hissettiğimiz adreslerden.
*** yine çok uzadı, bir dahaki yazıda size feijoada yemeğinden, antonio'nun bu yemeği ne kadar çok sevdiğinden, yemeğin tarihinden ve gündelik yaşamdaki yerinden bahsedeceğim. ay ben bir sokağa çıkayım.
çav!
Yorumlar
Yorum Gönder