Film Tavsiyesi: Nonnas – Hayat, Yemek ve Aşk Üzerine Mükemmel Bir Film
Hava yağmurlu, organik pazara gitmeyi planlıyordum ama Netflix’te Nonnas adlı filmi gördüm. Oyuncu kadrosunda Susan Sarandon’ı fark edip filmin gerçek bir hayat hikayesinden uyarlandığını öğrenince pazarı iptal edip filmi açtım. Harika bir film!
Nonnas, İtalyanca’da “büyükanneler” anlamına geliyor. Ama bu film, sadece büyükanne hikayelerinden ibaret değil; aile, yemek, aşk, üretkenlik ve yaş alırken gerçekten “yaşlanmamak” üzerine sıcacık bir anlatı. Nonnas, hayatı kucaklamanın, her yaşta sevmeye ve üretmeye devam etmenin ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatıyor. İtalyan kültürünün yemekle, aileyle ve yaşam sevinciyle dolu ruhunu yansıtan bu film, izleyiciyi hem güldürüyor hem de derin düşüncelere sürüklüyor.
Nonnas, bir İtalyan-Amerikan mahallesinde geçen hikayesiyle, farklı kuşaklardan insanları bir araya getiriyor. Film, bir aile restoranının etrafında dönen olayları konu alıyor. Bu restoran, sadece lezzetli yemeklerin değil, aynı zamanda anıların, kahkahaların ve kimi zaman gözyaşlarının da merkezi. Yemek, filmde bir metafor olarak kullanılıyor; tıpkı hayat gibi, emek, sevgi ve paylaşım gerektiriyor. Her tarif, bir hikaye anlatıyor; her sofra, bir bağ kuruyor.
Film, yaş almanın sadece bir sayı olduğunu vurguluyor. Karakterler, hayatın her evresinde üretmeye, sevmeye ve hayallerinin peşinden koşmaya devam ediyor. Nonnas, yaşlanmanın değil, yaş almanın hikayesini anlatıyor; çünkü yaşamak, her zaman yeni bir şeyler öğrenmek ve hissetmek demek.
Nonnas’ın oyuncu kadrosu, her biri kendi ışığını yansıtan isimlerle dolu. Ancak Susan Sarandon, bu filmde adeta bir mücevher gibi parlıyor. Sarandon, filmde küçük bir rolde yer alıyor, ama bu kısa süreyi öyle bir dolduruyor ki... Onun canlandırdığı karakter, bilge, hayat dolu ve biraz da acılarını gizlemekte usta işveli bir kadın. Sarandon, her sahnesine derinlik katıyor ve ışık saçıyor; bir bakışıyla, bir gülümsemesiyle ya da tek bir cümlesiyle karakterin tüm geçmişini hissettiriyor.
Neden İzlemelisiniz?
Nonnas, sadece bir film değil; bir deneyim. İtalyan kültürünün yemekle ve aileyle örülü dünyasına dalmak, hayatın her anını sevmeyi öğrenmek isteyenler için bu film bir hediye. Aşkın, her yaşta ve her formda ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Üretkenlik ve çalışmanın, insanın ruhunu nasıl canlı tuttuğunu anlatıyor. Ve en önemlisi, yemek yemenin ve paylaşmanın, hayatı nasıl daha güzel kıldığını hissettiriyor.
Film, komedi ve dramı ustalıkla harmanlıyor. Hem kahkahalarla gülecek hem de benim gibi sulu göz biriyseniz sonlara doğru gözyaşlarınızı tutmakta zorlanacaksınız. Nonnas, sizi bir İtalyan sofrasına davet ediyor; bu sofrada yemek kadar sevgi, anı ve umut da var.
***
Filmi gönül rahatlığıyla tavsiye ederken bir kaç cümle de yemek yazarları ve popülerlik üzerine etmeden geçmek istemiyorum.
Nonnas, yemek endüstrisinin parlak vitrininin ardındaki gerçeklere de dokunuyor. Yemek yazarları ve eleştirmenler, genellikle sadece popüler mekanları överken, birçok iyi restoran göz ardı edilebiliyor. Filmde, ünlü bir yemek yazarının kendisi yerine asistanını göndermesi, Nonnas’ın restoranına beklenmedik bir şans tanıyor. Bu tesadüf, onların hikayesini duyuruyor. Ancak bu şansı yakalayamayan onlarca yetkin restoran, basında yer bulamayınca tanınamıyor ve ne yazık ki kapanıyor. Nonnas, bu adaletsizliği incelikle işleyerek, küçük işletmelerin tutku ve emeğinin değerini hatırlatıyor.
***
Şimdi biraz sokağa çıkmam gerekiyor. Cam şişede kaliteli bir zeytinyağı, taze sarımsak ve bir şişe güzel şarap almalıyım. Belki bu akşam ben de İtalyan esintili bir sofra hazırlarım. Neden olmasın ki?
Not: yazıda yapan zekadan faydalanıldı.
Yorumlar
Yorum Gönder